Çünkü Zordur Baba Olmak…

32 yıl sonra bu satırları yazacağını hiç bilmeden salıncağın keyfini çıkaran 3 yaşındaki bu erkek çocuğunun gözlerinde hafif bir endişe sezilse de, çocuk ruhunun bütün heyecanıyla ‘daha hızlı’ diye bağırıyor.
Çünkü salıncağı çok seviyor ama yüksekten korkuyor. Ve ne üstünde oturduğu tahta parçasına, ne o tahta parçasını tutan ve küçük elleriyle korkudan sımsıkı sarıldığı paslı zincirlere, ne de o zincirlerin bağlı olduğu soğuk demirlere değil, sadece ne olursa olsun onu tutacağından emin olduğu babasına güveniyor. Onu görmüyor, sadece biliyor ki orada ve biliyor ki ne zaman ihtiyacı olsa orada olacak hep. ‘Bu dünyada babana bile güvenmeyeceksin.’ denilen bu dünyada sorgusuz güvenmek böyle bir şey çünkü…

Geriye dönüp baktığımda aklıma kazınan tüm hatıralarda hep aynı güvenli hissi hatırlıyorum…
Üç tekerlekli bisikletten iki tekerlekliye ilk geçtiğimde uzunca bir süre babam arkamdan bisikleti tutmuş ve ben sürerken o da peşimden koşturmuştu. Bir gün yine aynı şekilde bisiklet sürerken dönüp arkama bakmış ve babamın beni tutmayı bırakıp uzaktan izlediğini gördüğüm anda takla atmıştım. Babam koşarak yanıma gelmiş, bir şeyim olmadığını gördükten sonra ‘Neden düştün ?’ diye sormuştu. ‘Tutmayı bırakmışsın da, ondan !’ diye cevap vermiştim sinirle. ‘Ben seni bir saattir tutmuyorum ki, sen kendin gidiyorsun zaten.’ demişti babam. Bir şeyi kendi başına başarmanın şaşkınlığı ve mutluluğu içinde bu kez daha istekli basmıştım pedallara, daha az tedirgin, daha çok güvenli…
Sonraki yıllarda yüzme öğrenirken, ilkokula başlarken, üniversiteye girerken, askere giderken ve ilk iş görüşmemi yaparken hep aynı hissi taşıdım içimde. Dönüp arkama her baktığımda babamın beni uzaktan izlediğini gördüm. Elimden tutmuyordu, izliyordu ama. Ve bisiklete binmeyi öğrendiğim o çocukluk günündeki gibi takla atmadım hiç. Çünkü biliyordum ki kendi başıma da durabilirim ayakta…

Bugün ağzını açan herkesin kafasına vurulup içeri atıldığı koca bir hapishaneye dönüşen ülkemizde, parasız eğitim hakkı istedikleri için gözaltına alınan öğrencilerden Şeyma’nın sözleri gelip boğazıma düğümleniyor ve bu yazı da böyle çıkıyor zaten ortaya… ‘İnsanın babası ‘Kızım ben senin yanındayım.’ deyince bütün dünya ona karşı olsa umrunda olmuyormuş.’ diyor Şeyma.
Öyledir çünkü. Bir söz beklersin, bir işaret ararsın babanın gözünde. Çok bir şey demesine de gerek yok, yalnızca başıyla onaylasa atacaksın kendini kurtların önüne korkusuzca. Öyle gelir. ‘Benim babam….’ ile başlayan cümlelerle doludur çocukluğumuz…

Üniversitedeyken gözaltına alınıp, babam beni içeriden çıkardığında kızmıştım. Anarşistliğimin yeni başladığı yıllar, serde delikanlılık vardı ve bizler darbe görmemiş çocuklardık. O yıllardan hatırladığım tek şey, evimizdeki kitapların saklanmasına ve evde yüksek sesle Cem Karaca ve Melike Demirağ dinlerken annemin gelip panikle açık duran pencereyi kapatmasına anlam veremeyişimdi. O yüzden kızmıştım, gözaltına alındığımı öğrendiğinde babamın tüm imkanları kullanarak beni panikle alelacele içeriden çıkarmasına. ‘Ben seni destekliyorum.’ demişti babam, ‘Ama unutma ki bir dava uğruna ölmektense, davan için yaşamak daha faydalıdır. Kendini çakallara yem etme…’
Bu öğüdünü ne kadar tutabildim bilmiyorum. Hala dilimin kemiği yok, hala sakınmıyorum gözümü budaktan. Bekliyorum bakalım ne zaman başıma bir şey gelecek diye. 🙂

Çocukluğum boyunca dünyanın hakimi zannettiğim, gençliğimde birçok davranışına kızdığım, tepki gösterdiğim ve aslında hiçbirşeyden anlamadığını düşündüğüm bu adamı ancak bugün gerçekten tanıyabiliyorum. Onun da kendi fikirleri, idealleri, korkuları, zayıf ve güçlü yanları, başarıları, hataları ve zaaflarıyla hepimiz gibi bir insan olduğunu, babam olmanın ötesinde bir birey olduğunu yeni yeni idrak edebiliyorum.
Ve eminim sizin de aranızdan bu yazıda kendi hatıralarından benzerlikler bulanlar olacağı gibi, ‘Hadi canım sen de !’ diyenler de çıkacaktır. Çünkü ataerkil tüm doğu kültürlerinde olduğu gibi Türkiye’de de zordur baba olmak.
Baba olmak erkek olmayı gerektirir, adam olmayı, dik durmayı, kodu mu oturtmayı mesela, ne olursa olsun ağlamamayı, üzüntünü, sevgini ya da şefkatini göstermemeyi… Zayıflıktır çünkü, öyle algılanır. ‘Erkek adam ağlamaz.’ diye bir söz vardır dilimizde, ‘Erkekler ağlamaz.’ diyen şarkılar… Gönlünce sevemezsin çocuğunu, sevsen de gösteremezsin dilediğince. Şehit cenazelerinde analar canhıraş ağıtlar yakarken, babaların ifadesiz bir yüzle ‘Vatan sağ olsun !’ demeleri de bundandır. Bu yüzdendir ki ‘Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.’ denmektedir yıllardır. Erkek adam ağlamaz çünkü, öyle öğretilmiştir. Oysa emin olun ki hiçbir baba vatanın sağ olmasını istemez oğlu yerine. Ama öyle söyler, öyle söylemesi icap ettiği için. Gözyaşlarını içine akıtması gerektiğinden…

Bu yüzdendir torunlarına abartılı sevgi gösterilerinde bulunması dedelerin. Çocuğundan esirgediği, esirgemek zorunda bırakıldığı sevgiyi misliyle torununa göstermesi bu yüzdendir. Bu duruma çok içerleyen evlatlar tanıyorum, eminim içinizden de çıkacaktır. ‘Bir gün olsun bizi böyle sevmedi.’ deyip hayıflananlarınız olacaktır. Yapmayın, demeyin öyle. Çünkü ataerkil tüm doğu kültürlerinde olduğu gibi Türkiye’de de zordur baba olmak. ‘Erkek adam ağlamaz.’ diye bir söz vardır dilimizde, ‘Erkekler ağlamaz.’ diyen şarkılar…

ÖZGÜR KÜÇÜK
ozgurkucuk76@gmail.com

Advertisements

6 responses to “Çünkü Zordur Baba Olmak…

  1. Duygulandim hınck! Benim kızım da boole yazilar yazsin insallah 🙂 Kalemine,aklina saglik Ozgurcum,sevgiler

  2. Eline sağlık canım, çok güzel yazmışsın… Türkiye gibi ataerkil toplumlarda baba olmak çok zor gerçekten. Ben de kendi babamı çok geç anladım. Hala anlamaya çalışırken yakalıyorum bazen… Babalarımızın sırtındaki bu yükler yüzünden duygusal olarak sakatlanıyoruz çoğumuz… Ömrümüz çatışmalarla geçiyor. Dilerim herkes bir an önce ebevenyleriyle hesaplaşmasını bitirip huzurlu bireyler olarak yaşayabilsin.

    • Özgür,
      Güzel anlatıyor güzel yazıyor, derinliğine kavrıyorsun çok şeyi. Seni de, babanı da kutlarım. Baba olarak ben de nasiplendim yazından, teşekkürler

  3. Darısı bütün babaların başına.Seni çok seviyorum,gurur duyuyorum oğlum.Benim için çok güzel bir hediye oldu.İyiki varsın.

  4. yüreğine sağlık canım , boğazımda bir şeyler düğümlendi .. ben çok şanslıyım ki çok duygusal bir babaya sahiptim .. sevgisini her zaman hissettirdi bana .. belki de erkenden bizi bırakacağını içinde biryerlerde hissettiği için kimbilir ..

  5. Harika yazmıssın, aklına saglık. O kadar hosuma gitti ki esime de okuttum. Babanın yorumu da duygulandırdı hani…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s