Panda

Bir kitap okudum ve hayatım değişti. Ne kadar da klişe bir pazarlama cümlesi. Oysa gerçekten de öyle olsun istiyorum ben aslında. Bir kitap okuyayım ve hayatım değişsin. Ya da ben değişeyim. Hayatımın değişmesi benim değişebilmeme bağlı çünkü…
Bir kitap okudum dün, 238 sayfa. Bir gecede bitiyor, akıp gidiyor çünkü bir anda. Sarp Mogan mahlasıyla yayımlanmış Beyaz Yalaka isimli bir kitap. Kimin yazdığı belli değil, bir önemi var mı ? Sen, ben, o, hepimiz yazabilirdik aslında. Hepimiz aynı çarkların altında ezilmiyor muyuz sonuçta ? Aynı girdabın içinde sürüklenmiyor muyuz ? Aynı prangalarla bağlı değil miyiz bu kusursuz sisteme ?

Giant panda Mei Xiang sleeps at the National Zoo in WashingtonBir panda parkında panda bakıcılığı yapmak istiyorum ben. Evet, hayalim bu. En azından hayalimin ne olduğunu biliyorum. Birçoğumuz bunu bile bilemiyoruz. En büyük hayalinin mortgage ile bir ev sahibi olmak olduğu bir toplum sağlıklı olabilir mi ? Haydi şimdi bir dakikalığına durup kendinize bu soruyu sorun. En büyük hayaliniz nedir ? Ya da en büyüğünü geçtim, başarının tanımının ne kadar para kazandığınızla yapıldığı, çocukların daha doğar doğmaz doktor, avukat ya da mühendis olmaları, hatta artık günümüzde nasıl olursa olsun da, en kısa yoldan voliyi vursun hayaliyle büyütüldüğü bu ülkede sizin bir hayaliniz var mı, varsa nedir ? Büyük çoğunluğunuz bir ev sahibi olmak demeyecek misiniz ? Ya da eğer zaten bir eviniz varsa bir araba sahibi olmak, eğer her ikisi de varsa bunların daha iyisine, daha büyüğüne, daha lüksüne sahip olmak değil mi en büyük hedefiniz, hayaliniz, isteğiniz ?
Koskoca bir toplumun, çok değil bundan sadece birkaç yüzyıl önce toprak damlı evlerde, ağıllarda inekleriyle birlikte uyuyan insanlığın bugün betona ve metale duyduğu bu büyük aşk size de saçma gelmiyor mu ?

Dün Gezi’de ağaçlara kendini zincirleyen arkadaşlar, ki çoğunluğu beyaz yakalılardan oluşuyordu, kaçınızın Mashattan denen, ucuzluğu ve çirkinliği isminden menkul beton yığınında bir dairesi var ya da olmasını için için çok istiyor ? Niye kızıyorsunuz ki sistemin ürettiği müteahhitlere, politikacılara, medya maymunlarına ? Bütün bunları biz yaratmadık mı ? Alıcısı olmayan bir malın satıcısı türeyebilir miydi ? Ne zaman etrafı kalın ve yüksek duvarlarla örülü, özel güvenlikli, havuzlu ve spor salonlu sitelerimizin ‘bahçe düzenlemeleri’ne indirgedik yeşil sevgimizi ? Ya da hayvan sevgimiz ne zaman evlerimizdeki cins kediler ve köpeklerle sınırlı oldu ? Bu yazıyı okuyan birçok kişinin evinde beslediği bir evcil hayvanı vardır mutlaka. Haydi gelin itiraf edelim. Kaçınız evinde bir sokak kedisi ya da sokak köpeği besliyor ? Ben beslemiyorum mesela. Oysa iki tane köpeğim var evimde, üstelik biri felç. Bir sokak köpeğini tutkuyla sevebileceğim hiç aklıma gelmiyor ama. Kimseyi suçlamak ya da saldırmak değil niyetim, sevmenin bile standartlarını bize kim, ne zaman dayattı, bunu anlamaya çalışıyorum yalnızca.

Abandoned Chow ChowCins olmalarını, safkan olmalarını falan geçtim, barınaklar cins ve safkan köpekten geçilmiyor. Bir aydır şu fotoğraftaki Yedikule Hayvan Barınağı’na terk edilmiş çocuğu sahiplenmek isteyen birini bulamıyorum. 560 kişilik bir grubun yöneticisiyim ve bir kişi bile çıkmıyor bu çocuğun gözlerindeki hüznü mutluluğa çevirmek isteyen. 2 yaşında çünkü. Yavru olsun istiyor arkadaşlar, bir de beyaz olsunmuş mümkünse. Cins, safkan, krem rengi, az tüy döken, çok havlamayan, eve işemeyecek, kısacası ‘göze hoş görünecek, prestijli ve problem çıkarmayacak’ ve en fazla 3 aylık bir yavru köpek olsun. Parası mühim değil, rahatlıkla verebiliriz de prensip olarak hayvan satışına karşıyız. Böyle de prensipliyiz ama hayvan sevgimiz bu işte bizim. Kimse kendini kandırmasın.

Birçoğunuz çok uluslu şirketlerin ofislerinde, eğer sigara da içmiyorsanız tüm gün boyunca gün ışığını hiç görmeden, oksijeni havalandırma tesisatından alan insanlarsınız. – Oksijeni klimadan değil de, açık havadan alan kişilerin sigara içenler olması ne kadar da tezat, değil mi ? – Hepinizin sosyal medya hesapları, oralarda en azından birkaç tane ecnebi arkadaşı vardır. Sosyal medyada paylaştıkları konulara hiç dikkat ettiniz mi ? Ya da şöyle sorayım; ‘Kuzenlerle kahvaltı keyfi’ başlığı altında masadaki yemeklerin fotoğrafları, ya da ‘Paul Krugman’ın Obama tarafından yasaklanan yazısı. Silinmeden hemen okuyun.’ başlıklı bir makaleye rastladınız mı hiç bu ecnebi arkadaşlarınızın sosyal medya hesaplarında ? Gündemimizin ne kadar sığ olduğunun farkında mısınız ?…

Geçenlerde İranlı bir arkadaşım bize ziyarete geldiğinde haberleri izliyorduk. Kendisi ODTÜ mezunu ve Türkiye’de uzun yıllar yaşamış, Türkçe’yi bizim kadar iyi konuşan bir Amerikan vatandaşı. Haberleri sonuna kadar dikkatle izledi. Bugün kimin tape’si yayınlanmış, başbakan kime fırça atmış, hangi emniyet müdürü ya da savcı görevden alınmış haberlerinden sonra haber bülteni bitti. Yandaş medya da değil bu arada, muhalif bir kanalı izliyoruz. Herneyse, haberler bitti ve arkadaşım büyük bir şaşkınlıkla ‘Nasıl olur ? Dış haberler yok mu ?’ diye sordu. Bir düşündüm, yok. İşin tuhafı, o soruncaya kadar bu detayı hiç fark etmemişim. Bizim tüm gündemimiz hükümet-cemaat çatışmasını izleyerek ve Lost’un yeni bölümünü bekler gibi piyasaya sürülecek bir sonraki tape’yi bekleyerek geçerken, dünyada neler olduğundan zerre kadar haberimiz yok. Hal böyle olunca da sürdürdüğümüz hayattan sıkılıp bunaldığımızda bulabildiğimiz alternatif çözüm ‘Bodrum’a yerleşmek’ten öteye geçemiyor haliyle. Erken rezervasyon indirimiyle gittiğimiz bir haftalık Avrupa seyahatleri haricinde daha ötesini hiç tanımıyoruz ki çünkü.

Hepimiz güya Türkiye’nin en seçkin (???) üniversitelerinden mezun, birçoğumuz master’lı, bu ülkenin en zeki, en yetenekli, en elit, en yüksek kapasiteli olduğu varsayılan bireyleriyiz. Ya da en azından öyle olduğumuza inanıyoruz. Bu kadar donanımımız vardı da, içimizdeki cesareti ne zaman aldılar ? Bu korku, bu özgüvensizlik tohumları ruhumuza nerede atıldı ? Hayallerimizi kim çaldı da, yerine betonu ve metali koydu ? Bunu kendine sormuş, ya da sormaya cesaret edebilmiş biri var mı içinizde ? Varsa ve cevabını biliyorsanız söyleyin ne olur, çünkü panda bakıcısı olmak istiyorum ben…

ÖZGÜR KÜÇÜK
ozgurkucuk76@gmail.com

Advertisements

One response to “Panda

  1. Özgürcüm aynen diyorum ben de lakin ben sokak köpeği besledim yıllar önce hem de yavru aldım ki ev köpeği olsun büyüyünce de diye ama bunların doğası belki böyle, asla ev köpeği olmadı. Öyle hızlı koşardı ki evde sadece toz bulutu görürdük arkasından, herşeyi ama herşeyi yedi istinasız yani taş taş üstünde kalmadı anlayacağın ve altı aylıkken onu İzmir metrosunun bakım merkezine yerleştirdik, kocaman geniş bir arazide koruma köpeği gibi birşey oldu çok da mutlu oldu, evde bakıldığı için de parlak canlı kanlı sağlıklı bir köpek olmuştu zaten bu yüzden tercih edildi biraz da bıraktığımız yerde, diyeceğim o ki hakkaten onlara sokak lazımmış ya da uçsuz bucaksız bağ bahçe, tasma bile abes dururdu üzerinde. Bana onu hatırlattı yazın birden, adı da Reçel’di, yaşıyorsa hala şimdilerde onbir yaşında olmalı.
    Hayallere gelince, hiç olmak istemediğim üç meslekle tanıştım ama uzun uzun anlatmayacağım neden, sistem öyle karışık ve arap saçı ki dil okuyup da yabancı dil öğretmeni olmak isteyen binlerce insan varken ben tek yabancı dil sorusu çözmeden dil okuyup öğretmeni oldum bir de bu işin, düşün artık sen gerisini:D işte bu noktada aynen senin gibi düşünüyorum, hayaller önemli, çünkü tek hayat var. Öğrencilerime ve gençlere present perfect continuos dan önce öğretmemiz gereken şey de bu bence. Bu gün öğrencinin biri bu internet yasağı ile ilgili; ” hocam daha önce gelmemişti aklıma ama şimdi bir merak uyandı ben de neymiş bu siteler diye” dedi ne kadar yasak o kadar merak işte, daha şimdiden bunu da delmemin yolunu çoktan bulmuşlar zaten vs vs vs
    Ne diyeyim ben şimdi insan yoruluyor cidden bu ülkede..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s