Acemi Elitist’in Seyahat Rehberi

Madem ki metropol insanının modern şehir rehberi diyorum bu siteye, sana biraz tavsiye vereyim ey büyükşehirli dostum.
Akıntıya karşı durma arkadaşım, düzene uy. Gerçekten farklı olmak, akıntıya karşı yüzmek, hayallerinin peşinden gitmeye çalışmak seni bir yere ulaştırmaz çünkü, yalnızca yorar ve yıpratır. Oysa kalabalığa ayak uydururken farklı görünmek sana çok şey kazandırır, unutma bunu.
Düzene uymak dünyanın her yerinde kazandırır sana, ama sadece bizim ülkemizde, sadece riyakarlığın en büyük değerlerden biri olduğu bu topraklarda farklı görünmek sana ekstra prim de kazandırır. Akıllı ol…

DepressionPROZAC NATION
Bir psikologun olsun örneğin. En az 2-3 farklı anti-depresanın ismini ezbere bil. Hafif melankolik bir tarafın olsun mutlaka. ‘Prozac bir mucize aaaabi, onsuz bir gün bile yaşayamam.’ cümlesini uygun ortamlarda sarf etmeyi unutma. Bu seni duyarlı gösterecek. Duyarlı olmak değil ama duyarlı görünmek önemli. Unutma, ne sattığın değil, onu nasıl pazarladığın önemlidir. Çevreci ol mesela. Caaanım İstanbul’un her yerini beton yığınları ile doldurduklarından yakın, ama aynı zamanda ileride orası da imara açıldığında değeri bilmemkaç katına çıkacak olan Çatalca’daki arsalardan birkaç tane kapatmaya bak. Çevrecilik cemiyette, arsa ise piyasada değer kazanır.

MARLBORO VAR, KENT VAR
Sigara içmelisin, sigara içmek şart. Kendine çizdiğin profile göre Marlboro Light, Kent Slim, veya sert erkek imajını benimsediysen kısa Camel. Ama sürekli şu laneti de bir türlü bırakamadığından şikayet etmeyi ihmal etme. Bir temizlik işçisinin sigara içmekten şikayetçi olduğuna pek rastlamazsın ama elit bir kentli için sigara, Marlboro, Camel, Kent üçgeninde tüketilen ve sürekli olarak hala bırakılamamış olmaktan dolayı yakınılan bir aksesuardır. Eğer becerebiliyorsan en güzeli, yalnızca içkili ortamlarda bir tane puro içmektir. Ama yalnızca bir tane. Bu seni hem elit, hem de aynı zamanda kontrollü gösterir. Bunu yapmayı başarabiliyorsan ‘Sigara pislik hocam. Zaten biz evde kesinlikle içilmesine izin vermiyoruz. Perdeler falan hep kokuyor yahu. Ben işte böyle ayda yılda bir, o da içkinin yanında bir tane puro tellendiriyorum.’ cümlesini göğsünü gere gere kurabilirsin.
Sigara pis kokar ve pis kokan fakirlerdir. O yüzden kendini onlardan ayırmalısın. Senin evin, ya Macro’dan aldığın Glade parfümlü mum veya Tayland’dan getirdiğin egzotik tütsü kokmalıdır. Koku önemli. Parfüm filmini hala izlemediysen zaten hemen yıkıl karşımdan.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAAKŞAMCI DEĞİL, GUSTOYUM…
İçki içiyorsan yaş üzüm rakısı içeceksin. Yaş üzüm, alelade bir akşamcıyla bir metropol gustosunu birbirinden ayıran ince çizgidir. Duruma göre Tekirdağ veya Yeşil Efe. Eğer ortamlarda iz bırakmak ve cüzdanına olan güvenini cümle alem bilsin istiyorsan Tekirdağ Altın Seri’yi açtıracaksın. Viski kıro içkisidir, bira zaten hamallık. Votkaya hiç değinmiyorum bile. Pardon ama, amele misin ? Şarap eksperi havalarına girme, bizde prim yapmaz. Hem boşu boşuna anlamadığın şeyi içmeye çalışmakla kalmayıp, hem de masanın hesap ortalamasını yükselten adam olarak antipati toplarsın. Rakı iyidir, Asmalı Mescit candır.
Bir de tabi balıktan anlayacaksın arkadaşım. Türk erkeği, modern de olsa mutfağa girmez ama fırında levreği öyle bir yapar ki, parmaklarını yersin. Levrek dediysem deniz levreği olacak. Daha doğrusu Macro’nun sana deniz levreği diye kilosunu 90 liradan çaktığı havuz levreği elbette.
Yediğin balığı masada en az 2 kez övmeyi de unutma. Temayülleri öğren, bu senin elitizm basamaklarını üçer beşer çıkmanı sağlayacak.

Trafikten şikayet etmeyi unutma. Bir metropol insanının belirli aralıklarla trafikten şikayet etmesi ve ‘Bu İstanbul bitmiş aaaaabi.’ cümlesini kurması farzdır. Trafik tıkandığı anda bir elinle kornaya basarken, diğer elinle iphone’undan ‘Maslak – Kemerburgaz arası 2,5 saat. Bu bir kabus olmalı.’ tweetini atmayı ihmal etme sakın. Çünkü trafik sorunu senin toplu taşıma araçlarını kullanmanla değil, arabanın içinde kornaya abanman ve tweet atmanla çözülür.

MAZİNDE BİR TARİH YATAR…
Seni elitizmin Nirvana’sına taşıyacak bir diğer önemli detay da, oturduğun muhit ve tuttuğun takımdır. Seçeceğin en iyi kombinasyon Fenerbahçe’li olmak ve Bağdat Caddesi’nde oturmaktır. Fenerbahçe’li olacaksın, çok net. Bu tercih sana maç öncesi Develi’de Tekirdağ Altın Seri’li ve purolu akşam yemekleri, 29 Ekim’lerde Bağdat Caddesi’nde yapılacak bayraklı fener alayları, Moda Deniz Kulübü’nde bir soft drink eşliğinde caz dinletileri, Cumhuriyet’in son kalesinin neferi olma ayrıcalığı, Mustafa Kemal’in askerleri arasında en azından bir çavuş rütbesi ve çok acaip bir büyüklüğün kapılarını açar. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz. Soru sorma, zaten kimse de anlatamaz. Bu adı bile konamayan tarifsiz büyüklüğün bir ferdi olmanın verdiği huşu içinde arşa yüksel. Artık seni kimse tutamaz, rahatla… Sosyeteye fener yak…
Eğer bu gömleğe giremediysen o zaman acilen Zekeriyaköy veya Kemerburgaz’a taşınacak ve Snooker izleyeceksin. Farklı görünmekle ilgili anlattıklarımı hatırla.

Love and MarriageLOVE AND MARRIAGE
Elbette bütün bunları yaparken seni bu ayrıcalıklı dünyaya taşıyacak iskeleti, yani doğru aile yapısını kurmuş olduğunu düşünüyorum. Evleneceksin arkadaşım, ve üreyeceksin. Ama öyle kafana göre, tavşan gibi değil elbette. Herşeyin bir kuralı, düzeni var.
Her erkek belli bir yaşa kadar evlilikten kaçtıktan sonra ne hikmetse aynı yaşlarda ‘teslim olur’. Ve her kadın o gün gelinceye kadar girmediği ortam kalmamış olmasına karşın, kendini daima kocasına saklamış olur. Unutma, ürün değil, pazarlama önemlidir. Ve sistem senin kendini böyle pazarlamanı uygun görmüştür. Dürüst olmaya kalkma, ya orospu, ya serseri damgası yersin. Çünkü biz kadının sokakta hanımefendi, mutfakta aşçı ve ancak bizim yatağımızda orospu olanını severiz. Ve adam olsunlar diye evlendiririz erkeklerimizi.
35’ten sonra hala bekar takılıyorsan, evli arkadaşlarının akşam partilerine yancı olmayı başarsan bile, en fazla ‘İlaaaahi Sertaç, ömürsün vallahi.’ cümlesiyle taçlandırılabilirsin ve unutma ki gecenin sonunda evli evine, köylü köyüne döndüğünde aynı cümle ‘Bu İdil de iyi kız ama hala evlenemediği için biraz sapıttı. Yazık yaaa, üzülüyorum da aslında.’ya evrilecektir.
Paris, New York, ya da boğazda afili bir mekanda evlenecek ve Maldivler’e balayına gideceksin.
Zamanı geldiğinde iki çocuk yapacaksın. Bir ya da üç değil, iki. Nedenini sorma, sadece kalabalığı takip et. İki çocuk yapacak ve ilerleyen yıllar içerisinde onların Işık Lisesi, piyano dersi ve yüzme kursu üçgeninde Facebook ve Instagram hesaplarına yapacakları eşsiz katkıları sabırsızlıkla bekleyeceksin. Eğer çok sabırsızsan, ultrason fotoğraflarına Instagram’da hafif bir dokunuşla Hi 5 yapan bir cenin portresini takipçilerinin beğenisine sunabilirsin. En az 100 like garantidir. Like et ki, like alasın.

AİLE BABASI YERİ GELDİĞİNDE EN ZOR KARARLARI VERİR
Hayvansever olacaksın. Bu, yükselen bir Avrupai popüler değerdir ve sana puan kazandırır. Yukarıda anlattıklarımı dikkatle okuduysan ürünün değil, pazarlamanın esas olduğunu zaten artık adın gibi biliyor olmalısın. Senin hayvanseverliğin sokaklara terk edilen zavallı hayvancıklara çooook üzülmek, bunları yapanlara lanet okumak ve ‘Bahçeli evim olsa kesin onu ben alırdım ama köpek giren eve melek girmez.’ sloganı eşliğinde geçecek. Hayvan barınaklarını ziyaret etmeyeceksin çünkü o kadar duyarlısın ki, kalbin dayanmıyor onları o halde görmeye, çok fena oluyorsun.
Ama çocukların, senin o eşsiz neslinin devamı ve bu dünyaya bir nimet olarak armağan ettiğin çocukların belli bir yaşa gelip de ‘Baba bize köpek aaaaaal, anne eve kedi alabilir miyiz, lütfeeeaaaaan.’ dediklerinde elbette ki onları kırmayıp, Akmerkez’deki petshop’tan küçük, tatlı bir yavruyu, senin için cüzi sayılacak bir meblağ karşılığında evlat edineceksin. Sonra gelsin ‘ailenin yeni bireyi’nin Facebook paylaşımları, Instagram like’ları…
Daha sonra çocukların hevesi geçip, apartmanda şikayetler ve eve dökülen tüyler arttığında, ailen adına bu zor kararı alıp, şirin köpekçiği bahçeli evi olan birine vermeleri için barınağa bırakacaksın. Çünkü orada ona daha iyi bakılacak ve sen ailen adına yeri geldiğinde zor kararları da almak durumunda olan kararlı ve güçlü bir babasın. 2,000 dolar vermiştin o piç kurusuna, şimdi beş kuruş etmiyor lanet !!!

MiracleTHEY ARE THE WORLD, THEY ARE MY CHILDREN…
Bu arada benim gibi, terk edilen hayvanların derdine düşen delilere acıyan gözlerle bakacaksın. Hele ki sevgiyle bağlandığı bir köpeğin ardından gözyaşı dökenlere hepten üzüleceksin. Gerçek bir aileleri olmadığı için senin bir aile babası olarak almak zorunda kaldığın bu kararı anlayamıyor olmalarını hoş karşılayacak ve ilerde onların da senin gibi gerçek bir aileleri olduğunda bunu anlayacaklarını düşünerek sırtlarını sıvazlayacaksın onların.
Gerçek bir aile senin çocuklarındır, geleceğe bıraktığın o değerli miras. Çocuklar önemlidir, ama yalnızca seninkiler. Ekmek almaya giderken gaz kapsülüyle vurulan çocuğun ölümüne biraz üzülmüş gibi yapsan da, içten içe ‘Onun da ne işi varmış canım orda ?’ diyeceksin. ‘Ekmeği kapıcı getirmiyor mu yahu ?’  Ama bunu içinden söyle. Neydi ? Pazarlama, üründen önemlidir. Zaten çocuk Aleviymiş…
Hiçbir şey bilmiyorsan Yılmaz Özdil’i takip et. O sana kime üzülüp, neye kızman gerektiğini gösterecektir.

Dostlarının sana sık sık salık vereceği gibi duygusal değil, rasyonel olacaksın. Rasyonellik prim yapandır. Seni aşktan ve tutkudan uzaklaştırabilir belki ama zafere yakınlaştırır. Rasyonel ol.
Ve şimdi lüfen çok beğendiğin bu yazıyı hemen sosyal medya hesaplarında paylaş. Eğer beğenmediysen anlamadığın içindir. Unutma, kral çıplak değil, yalnızca aptallar göremez. Anlamamış gibi görünmek yerine, ‘Adam yine çok iyi yazmış aaaabi.’ diyecek ilk kişi olma ayrıcalığını tatmak istemez misin ?
Hem bu sayede beni de o adı konulamaz büyüklüğün kapısına bir adım daha yaklaştıracak ve beni yormak ve yıpratmaktan başka bir işe yaramayan hayallerimden de bir adım daha uzaklaştıracaksın.
Haydi, beni de alın aranıza. Çok kolay uyum sağlayabilirim, ben de elit bir insanım…

ÖZGÜR KÜÇÜK
ozgurkucuk76@gmail.com

Advertisements

6 responses to “Acemi Elitist’in Seyahat Rehberi

  1. Ne güldüm ama:) Süper olmuş, eline sağlık 🙂 Her elitin yolu o Işık Lisesi’nden geçiyor demek ki:)

  2. özgürcüğüm, benim gibi çocuksuz boşanmış, kendini kedi köpeğe vermiş, hatta istanbulda artık yaşanmaz diyerek güneye göç eden ışıklıları unutmuşsun. alındım vallahi…

  3. ❤ ❤ ❤ Metropol'den kaçalı 30 küsur sene oldu…ama mecburî ziyaretlerimde gördüğüm ve duyduğum her şeyi burada buldum 😀 Gözlemciliğin, insanlığınla mecz edilince yine çok keyifle okuduğum bir yazı buldum…ellerine sağlık 🙂

  4. Levent CEBECI

    yerli yerinde vurgular ve akıcı anlatım olmus. Eline saglik. Acaba birazcik daha kisa olsa idi?

  5. Yeni yazinizi bekliyorummm…nasil birakacagiz bu sosyal medyayi?:)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s