Neden Cam Kırıkları ?

31 Aralık 1976  gününün geceyarısına yakın saatlerinde gelmişim dünyaya.
Ve ne hikmetse o günden beri hep alıp veremediğim birşeyler oldu hayatla, bir türlü barışamadım…

Benim gençliğimde internet olmadığından, dünyayla ilgili bildiklerimiz ; ansiklopediler, arkadaş çevresi, eş, dost, yarım yamalak televizyon kanalları ve çokça hayalgücünden ibaretti…

O yüzden belki birçok yaşıtım gibi yıllarca herkesten çok farklı sandım kendimi. Ancak ne zamanki bu internet belası hayatımıza girdi, baktım ki benim çok da farkım yok çevremden. Herkes biraz rahatsız, herkes biraz deli. Hatta anormallik prim bile yapmaz olmuş, normal olmak daha makbul.
Buna üzüldüm mü ? Hayır, aksine bu dünyada benim gibi tutunamayan daha birçok başkası olduğunu öğrenmek sadistçe bir tatmin hissettirdi bile diyebilirim.

Yine de ufak bir farkım var büyük çoğunluktan. Ben kaybolmuşluğumu gizlemiyorum, gizlemeye gerek duymuyorum belki. Aksine dışa vuruyorum, bu da benim hayata katlanma tarzım sanırım…
İşte bu blog sitesi de bu fikirle ortaya çıktı. Okuyacaklarınız onyedi yaşımdan beri aklımı ve yüreğimi kanatan cam kırıklarıdır.
Hepinizin bir yerlerinde kendinden birşeyler bulacağı, karmakarışık bir mozaik…

Zaten bu yüzden de sitenin adı Cam Kırıkları ve bu karmaşaya en uygun düşeceğine inandığım resim de, bir Rus binası önünde, İngiliz bayrağı desenli, Amerikan T-Shirt’ü giymiş, Yunanistan göçmeni bir Türk’ün resmidir.
Kahrolası globalizm…

ÖZGÜR KÜÇÜK
ozgurkucuk76@gmail.com

11 responses to “Neden Cam Kırıkları ?

  1. tek cümleyle,bayıldım ben buraya!

  2. sabahattin bodur

    nihayet son seçimlerle ilgili olarak kalbimden geçip haykırmak istediklerimi en yakın şekilde anlatan birisini gördüm internette. seni tebrik ederim. arkadaşlarım genelde senin yaşında kişiler. paylaşımlarda buluşmak hatta gerçek hayatta seninle bir kahve içmek isterim. eline sağlık.
    sabahattin bodur
    bursa

  3. Londra’ya yolun duserse, tanismak isterim

  4. Merhaba, Şimdilik(!) sadece Seçim ve Ötesi yazınızı okudum. Aynı cam kırıkları ile ben de yaklaşık aynı süredir bu dünyada yaşamaya çalışıyorum. Birçokları gibi ben de içimde biriktirdiklerimi artık keşfetmek ve dünyaya açmak gibi bir seçeneğim (ve hakkım) olduğunu keşfettim son zamanlarda. Yazınızın bu kadar çok okunması, paylaşılması ve aynı zamanda yorumlanması boşuna değil, tebrikler. Yazı ve yorumlar bir bütün olarak bakıldığında çok düşündürücü ve zengin bir resim koyuyor ortaya. Bir tartışma platformuna dönüşse bu blog ne güzel olur demek istedim 🙂 Sevgiler.

  5. Aylardır arkadaşlarıma söylediğim;” Ya kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz” şeklindeki tespitimi (yalnız olmadığımı tabii ki biliyordum),sizin aracılığınızla bu kadar güzel ve mizahi bir dille okuyunca çok etkilendiğimi itiraf etmeliyim. Dahası içimdeki kıskançlık tohumları serpildi bile. ÇOk okumama rağmen ne yazık ki fikirlerimi- hislerimi yazıya dökemeyen biri olarak sizi tekrar tebrik ediyorum. Bundan sonra sizi takip etmeye başlayacağım. 🙂

  6. Ben içimde yasayan bir bukalemun’un olduguna inanirdim hep dünyanin bir ucundan öbür ucuna savruldugumda… cam kiriklarindan biraz daha az acitir diye belki… Ama son zamanlarda o bile isyan etmeye basladi… 😉

  7. yüreğinizin sesi çığlık çığlık artsın kaleminiz eksik olmasın

  8. Tebrikler. Çok güzel yazılar… Umarım bireyler ve toplum çıkış yolu buluruz. Tespitlerinizin seneler geçse de aynı kalması her ne kadar üzücü olsa da, yayılıyor olması umut verici:)

  9. Bir arkadaşımın facebookta “Seçim ve Ötesi” yazınızı paylaşmasıyla blogunuzla tanıştım.(HATTA BEN DE PAYLAŞTIM) Tüm yazılarınız, son derece güzel tespitlerle yola çıkılarak herkesin anlayacağı bir dille kaleme alınmış.
    tebrik ederim .bundan böyle iyi bir takipçiniz olacağım.
    Melis ARPAD

  10. Bir arkadasin yonlendirmesiyle henuz kesfettim bu siteyi. Yazilardaki fikirler ve anlatim netligi cok mukemmel. Buyuk saygi duydum. Okudukca “hah tam soylemek isteyip de soylemeyi beceremedigim sey” diyorum surekli. Benim tibbi bitirdigim sene dogmussun Ozgur.. iyi ki dogmussun! Seni klonlasak? :))
    Kutluyor ve yazmaya devam diyorum. Kalem (keyboard) en guclu silahlardan biridir.
    Fusun Erkel

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s