Category Archives: 2001 – 2010

Içimden Geçenler…

Çok canım acıyor. Ama zamanla geçeceğini biliyorum. Acı zamanla azalıyor, hafifliyor. Geçiyor bu boğulma hissi. Bu yürek burulmaları, bu sancılar, bitiyor bu gözyaşları. Otuzdört yaşında, üniversite mezunu, beyaz yakalı bir insanın çok uluslu bir şirketin ofisinde, son teknoloji ama yasaklı bilgisayarının başında hıçkırarak ağlaması doğru değil, kabul görmüyor, yadırganıyor bu davranışlar.

Continue reading

Advertisements

Içinizdeki Umutsuzluğum Ben

Yine yağmurlu bir İstanbul akşamı. Yağmura ve bu kente aşık mıyım yoksa tutsak mıyım, ya da aslında her ikisi de aynı anlama mı geliyor, bilmiyorum. Ve her ne kadar soru işaretli ve bilmiyorum‘lu cümleler kurmaktan hoşlanmadığımı söylesem de, her ikisine de tutsağım aslında. Ya da aşık ? Kimbilir ?… Ancak yağmurlu İstanbul akşamlarında yazmak, benim için bir geleneğe dönüştü artık…

Continue reading

Bir Sigara Içimlik Öykü

Islak bir hüzün yağıyor şehre. Böyle havaları sevmiyorum. Nasıl havaları seviyorum peki ? Bilmiyorum. Bildiğim birşey var mı ? Sanırım var. Çıkışsız bir yaşamız var benim. Ve penceresiz. Ve yağmursuz…
Yağmuru sevmiyorum ama yalnızken hoşuma gidiyor altında yürümek.
Yalnızlık büyütür ama sonra çürütür diyor şarkı. Sözcükler sigara dumanına karışıyor, yüreğimi boğmak istiyorum, olmuyor. Bu sevda neden yüreğime sığmıyor benim ? Sevdanın büyüklüğünden mi yoksa yüreğimin küçüklüğünden mi ? Bilmiyorum. Ama bir yerlerde bir terslik olduğu kesin.
Seni çok seviyorum ama sen yoksun. Ya da aslında varsın ama yoksun işte. Milimetrelerse ayıran insanı… Dayanılmaz…

Continue reading